Türkiye’nin Yıldız Haritası ve Yakın Geleceği

TÜRKİYE’NİN YAKIN GELECEĞİ

Bir ülke üzerine öngörüde bulunmak gerçekten zordur hele de o bizimki gibi karmaşık bir ülke olursa…

Evet, sıkı durun, başlıyorum öngörülerime…

Öncelikle şu dikkatimi çekti: şu an ülkemizi yöneten AKP gerçekten kuruluşunu çok şanslı bir günde ilan etmiş. AKP’nin yıldız haritasına bakınca epey endişe ettim açıkçası, çünkü hakikaten yıldızların bol şans dağıttığı, hızla ilerleme imkanı verdiği bir günde doğmuş. Bu onların bir şansı ama ülkemizin bir şansı olmadığı açık. Çünkü yaptıkları işler ve eyleme geçirmeye çalıştıkları programları ülkeyi kamplara bölmekte her geçen gün ve bu bizim en son ihtiyacımız olan şey!

Yazımın birinci bölümünde, Türkiye’nin karakter analizinde belirttiğim üzere, bizi yıpratan ve ilerlememizin önündeki en büyük tehlikedir; kamplara ayrılmak, birbirimizle sürekli çekişme ve kavga içinde olmak ve boş kafalı olup din vs kandırmalarına meyletmemiz.

Çok ilginçtir ki, AKP şanslı doğmuş olmakla beraber, ülkemizin haritasında tam da benim “zayıf noktamız” dediğim bir alanımızın üzerinde yükselmiş. AKP’nin doğum tarihi 14 Ağustos, dolayısıyla Aslan Burcunda ve bizim haritamızda Aslan burcu 3.ev eğitim, kardeşler ve komşu evimizde ve burada bu hususlarda belirsizlik yaratan, kandırılmaya eğilim veren Neptün gezegeni var. AKP’nin güneşi de tam bu gezegenin üzerinde yükselmiş. Ee, ne demişler: Kurt bulanık havayı sever… Ama bu bulanık hava ne zamana kadar devam edecek?..

Şimdi moralimizi yüksek tutmak adına öncelikle güzel bir haberi müjdeleyerek işe koyulmak istiyorum. Hem kendimi hem de sizin içinizi rahatlamak amacım. Bu haber: yakın bir zamanda ülkede yepyeni bir siyasi oluşum, yeni bir güç birlikteliği – belki yeni bir parti – doğacak! Hem kadro hem lider olarak gerçekten sağlam, ülkenin sağduyulu, ileri gitmesinden yana, ve Cumhuriyeti destekleyen halkının tam desteğini alacak bir oluşum bu. Ne zaman mı? Ona da geleceğim…

Bu ay yine ordu, PKK ve ayrıca işçi protestoları çok konuşulacak. Bu alanlarda yaşanacak patlamalı, gerilimli olaylar farklı bir boyut kazanıp toplumda açık açık konuşulacak ve tartışılacak. Haritayı inceleyince, yakınlarda patlak veren Aktütün vs gibi, PKK olaylarının askeri olmaktan ziyade, bir siyasi gizli oyun, plan olduğunu düşünmeye başladım…

Aktütün olayında ordu hedef alındı ve ona karşı öfkeli sesler yükseldi ancak bu ay yaşanacak bazı olaylarda siyasetin bazı oyunları açığa çıkacak, ve bunlar tartışılmaya başlanacak gibi…

2008 Aralık ayına ve 2009’un başına kanımca, Ergenekon Davası damgasını vuracak. Şu ana kadar arada bir ses getirmiş, gazetelerin bazı köşelerinde konu edilmiş olsa bile, gündemin en önemli olayı olmadı ama bu ay ülke gündeminin birinci konusu olacak. Yani ayın bir numaralı olayı! Hükümet desteği ile mahkemenin alacağı bazı önemli somut kararlar halkın bazı kesiminde ciddi tepki ve açık protestolara yol açacak gibi. Dava ile gerçek niyetler ortaya çıkacak, aslında gizli devleti çökertmek üzere başlatılan dava gibi görünse de, öyle olmadığı açık açık görülecek. Toplumun sevdiği ve saygı duyduğu bazı kişilere karşı mahkemenin alacağı açık ve hükümet destekli tavır (haritada öyle görüyorum, böyle düşündüğümden dolayı değil) halkın tepkisi sonucu ay sonunda mahkemeye bir geri adım attıracağa benziyor.

Ergenekon Davası, Deniz Feneri Olayı derken, Anayasanın yeniden yazılmasını somut olarak tartışmaya açacağız ve bu talep giderek yükselen bir destek görüp kaçınılmaz olacak görünüyor 2009’da.

Anayasanın yeniden yazılması tartışması 2009’da somut seslendirilecekken, ondan önce Deniz Feneri ve belki de patlayacak başka bir vurgun iddiası birleşip, dokunulmazlıkların kaldırılmasını tartışmalı bir şekilde gündeme getirecek. Kanımca, olaylar – vergi, ekonomi, ithalat meselesiyle tetiklenecek – katlanarak bu tür yolsuzluk iddialarını tartışmalı bir şekilde mahkemeye taşıyacak.

2009 bir başka bakımdan ilginç geçeceğe benziyor: din kökenli politikalar ciddi bir şekilde tökezleyecek ve bunun arkasından giden halkta ciddi bir hayal kırıklığı yaratacak.

Ekonomi açısından Türkiye’yi maalesef kötü şeyler bekliyor. Ekonomi artık kesin olarak duvara tosluyor. Hükümetin en önemli tepki çekeceği konu bu, yani geri gidiş bu sebeple hızlanıyor.

Bu ay ülkenin ve devletin idaresini tehdit altında tutan çok önemli bir anlaşmaya imza atılacak veya bu gizli konsensus birden ortaya çıkacak. Ülkemiz gerçekten gerçek düşmanlarını açık açık görecek. Saklandıkları yerden çıkacak, çıkmalarına neden olacak patlamalı, ciddi olaylar görüyorum. Unutulmaz bir aya hazır olalım.

İlginç bir durum var… Ayın ilk yarısı ülkenin bir kesiminin maçı kazandığını sonra ikinci yarıda diğer kesiminin gol attığına tanık olacağız. Maalesef hâlâ farkında olmayanlara söylüyorum; ülke iki karşı gücün yavaş yavaş gelen ve giderek yükselecek bir kavgasına sahne olacak ve umarım bu kavga ciddi bir savaşa götürmez bizi, diye temenni ediyorum.

Hem ordu hem hükümete karşı bazı patlamalı olaylar görüyorum. Yaşanacak olaylarla beraber hükümet de eleştirilerin hedefi olacak. Daha önceki olaylarda ordu ciddi eleştirilere maruz kalmıştı, şimdi iki tarafın da ciddi bir şekilde köşeye kıstırıldığını göreceğiz. Bu arada, bir suikasta karşı dikkatli olmak gerekir, diyorum.

Bu ay devlet ile ordunun gizli bir sürtüşmesi söz konusu ve bu olayda hem hükümet hem ordu yara alacak. Ülkedeki güvensizlik ciddi derecede artacak. İşte tam da bu noktada yukarıda bahsettiğim ve güçlü bir muhalefet olarak sesini duyuracak ve ileride yönetimin de başına geçme olasılığı yüksek bir oluşumun, bir partinin doğumu gerçekleşecek. Ülke artık böyle bir doğuma hazır hale gelecek. Bu ayki olaylar bu doğumu hızlandıracak, bize ay sonunda oluşumun işaretlerini müjdeleyecek.

Çalışan kesimin hükümetle ciddi çatışması söz konusu bu ay. Ve bazı önemli ölümler söz konusu olabilir, bu da adeta devleti çok zora sokacak gibi. Böyle talihsiz olaylara karşı hazır olmak gerekir, diyorum.

Hükümetin Deniz Feneri İddiasından kurtulabileceğini sanmıyorum. Bu olayla, (küçümsemeyelim bu iddiayı) ciddi bir şekilde “din kökenli siyasetlerin yıllardır biriktire biriktire geldiği nokta ve ülkemizi sürüklediği yıkım” artık somut olarak duvara toslayacak.

2009’da Anayasanın yeniden yazılması konusuyla beraber, din kökenli, yani dinci siyasetin de her yerde ciddi bir şekilde sorgulanacağına tanık olacağız. Din üzerinden siyaset sona yaklaşıyor gibi ama bitmesi şimdi değil, en azından kolay olmayacak…

Türban olayı 2009’da ilginç bir noktaya gelebilir ve halkın toplu onayını alan bir sonuca ulaşılabilir. Ancak bu olay bu ay, yani Aralık 2008’de, bazı olayları gölgelemek için önümüze sürülebilir yeniden. Hem de bazı saygı duyduğumuz kişilerin de sahne aldığı bir gösteri söz konusu olabilir. Kadınların kullanılması bizi kızdıracak.

Bu arada bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim.

Astroloji ile hobi olarak uğraştığım yıllarda, bir gün, 2001 başlarında, yakın bir arkadaşımla siyaset üzerine sohbet ediyorduk. Daha önce 1999 Temmuz ve Ağustosta ülkemizi çok kötü olayların beklediğini söylemiştim. O ara turizmle uğraşıyordum Akdeniz’de. 99 başında beraber yatırım yaptığımız işin nasıl gideceğini düşünüyorduk. Göstergeler çok iyi görünürken ben endişe içindeydim ama kuruntudur umarım deyip geçiyordum. Sonunda 15 Ocakta Öcalan’ın yakalanmasıyla bizim turizm işi güme gitti, yatırım havaya uçtu. O günden beri siyaset üzerine astrolojik tahminlerimi artırmaya başladım… Neyse, o sohbet esnasında, arkadaşıma dedim ki, “Türkiye yakında tek başına iktidar olacak yeni bir lidere ve partiye hazır olsun! (O sıralar uzun süredir koalisyonlarla yönetiliyorduk). Özal gibi ülkeyi kucaklayacak bir lider bu.” Ve başladık bu kim olabilir diye yorum yapmaya. O ara TV açık ve haberler geçiyor. Arkadaşım, “Kemal Derviş mi?” dedi. Ben “Sanmam,” dedim. Tesadüfen tam da Erdoğan çıktı ekrana, “Yoksa Tayip Erdoğan mı?” dedi (o ara Refah’tan yeni kopmuştu). Ve o an ikimiz de korkulu gözlerle birbirimize baktık ve ben, “Umarım değildir!” dedim. Ama sonuçta, korktuğumuz başımıza geldi.

Şimdi, yine öyle iddialı bir çıkışla, kesin olarak gördüğüm bir şey var ki, diyorum: Erdoğan’ın Kürtlerden topladığı oylar yeniden asıl yerlerine gidecek, Kürtlerin daha önce desteklediği sol kökenli partilere kayacak. Bu yeni partiye olabilir, DTP’ye olabilir, bilemem ama 2009 ikinci yarısından itibaren, yeniden bu oyların yön değiştireceğini görüyorum çünkü Kürtler ciddi hayal kırıklığı içinde kalacak 2009’da. Ve ayrıca liberal kesimin de ciddi hayal kırıklığı buna eklenince siyasetin rotası değişecek.

2009’da ekonomi gerçekten göçüklerde, ve bu Deniz Feneri vs gibi yolsuzluk iddialarına karşı geç kalmış bir öfkeyi patlatacak.

Gelelim beni en çok endişelendiren yıldız açılarına…

Yukarıda bahsettiğim kavga… 2010 yılı çok zor geçeceğe benzer… 2008 Aralık ayı 2010 yılında bizi nelerin beklediğinin güçlü işaretlerini yaşatacak.

Ahh, bu ülke gerçekten liberal ve sosyal bir devlet olmayı başarsaydı Avrupa’nın çok güçlü bir ülkesi olacaktı. Bu kaderimizde var! Bu haritada çok güçlü bir şansımız olarak duruyor ama din üzerinden siyasetçileri ve hayali ihracatçıları atabilirsek sırtımızdan…

2010’da çok ciddi bir çatışma bizleri bekliyor gibi.. Umarım bu bir savaşa dönüşmez. Bu ay ve yeni yıl başlarında yaşacaklarımız ülkenin rotasını değiştiren ciddi katalizör olacaklar. Yani bu iş burada bitmeyecek…

Komşularımdan bazısının, belki de K. Irak’ın bu ay veya Ocak 2009’da bir kazığını yiyebiliriz.

Bir lider veya önemli bir kişinin sağlığı veya canı risk altında gibi bu ay…

2010’da ve akabinde bizi bir ihtilalin değil ama büyük bir reform hareketinin beklediğini söyleyebilirim. ABD’de Abraham Lincoln’ın başlattığı ve tüm ülkeye yayılan öncü bir reform hareketini aklıma getiriyor yıldız açıları. Haydi hayırlısı…

Tohumları Aralık 2008-2009’da atılan ve 2010’da patlak verecek olan savaş riskine karşı uyanık olmalıyız, derim.

2010 yılında devletin zirvesini zor günler bekliyor.

2009 itibariyle artık din üzerinden aldatılma, kandırılma son noktasına gelecek ve halk dini kullanan siyasetçileri sırtından atmaya başlayacak gibi görünüyor. Ve bu devletin başını da etkileyecek gibi görünüyor.

2009’da özgürlük ihtiyacımız ve isteğimiz giderek artacak.

2010 yılındaki olaylar bizi yepyeni ve farklı bir yönetime ve yönetim anlayışına taşıyacak.

Son olarak, AKP’nin küçüleceğini görüyorum. Ay sonu bu süreç başlıyor gibi… 

“2009 Burçlar ve Türkiye” üzerine bir Astroloji kitabı hazırlığı içindeyim. Bazı detayları bu kitaba saklayayım. Ama benim gibi sizlerin de endişeyle takip ettiği ülke gündemi ve geleceği üzerine biraz olsun meraklarınızı gidereyim istedim. Şansımız bol olsun.

Sohbet Salonlarımız

Chat Sohbet Salonu
chat sohbet

Geyik Sohbet Salonu
geyik sohbet

Radyo Sohbet Salonu
radyo sohbet

Aşk Sohbet Salonu
aşk sohbet

Oyun Sohbet Salonu
oyunlu sohbet

Dostluk Sohbet Salonu
dost sohbet

Girmek istediğiniz sohbet salonunun üstünü tıklayın ve kolayca sohbete başlayın...

facebookta paylaş

Yazı Kategorisi: Astroloji - Burçlar

Yapışkanlar:

yazıya yorum yap

RSSYorum (0)

Trackback URL

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş Yapınız